Saadet Partisi Sultanbeyli İlçe Başkanı Fetullah Bülbül gazetemize özel olarak verdiği röportajda ilçenin donatı alanları, imar hakkı, kentsel dönüşüm süreci ve yürütülen metro çalışmalarını değerlendirdi. Ayrıca Başkan Bülbül, koronavirüs salgın sürecinde yürütülen aşılama çalışmaları hakkında da kişisel görüşünü belirterek, yerli aşı TURKOVAC’ı beklediğini söyledi.
Donatı alanlarına ilişkin olarak imar hakkı transferi Sultanbeyli Belediye Meclisi’nde Ak Partili ve MHP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi. Bu durum ilçedeki mülkiyet sürecini hızlandırır mı ve kentsel dönüşüme bir katkısı olur mu?
Donatı alanları imar transferi konusu sadece Sultanbeyli’ye özgü bir durum değil. İstanbul’un bir çok ilçesinde bu imar transferini bir kazanım olarak gören bir mantık var.
Sultanbeyli’de imar transferini ve donatı alanlarını ayrı ele almak lazım. Donatı alanlarıyla alakalı olarak Sultanbeyli’nin genelinde ciddi bir beklenti ve maduriyet var. Yani 1/5000’lik, 1/100’ lik planlar tabiri caizse masa başında planlandığı için sahaya yansıtıldığında ciddi bir kitlenin mağdur olduğunu görüyoruz. Biz bu konuyla ilgili olarak bir rapor hazırlamıştık. Bu raporda konuyla alakalı olarak işin muhataplarının ne yapabileceği hukuki dayanakları satır satır yazıyor.
Donatı alanlarındaki mağduriyet giderilmediği takdirde bu başka bir mağduriyeti doğruyor. Yani sizin yeriniz donatı alanları müteahhit gelecek veya x bir kişi gelecek sizin alanınızı sizden satın alacak, onu da kendi yapacağı inşaat projesinde imar rantı olarak ilaveten kullanacak.
Bu mağduriyet ortadan kaldırıldıktan sonra sırada imar transferi süreci ortaya çıkıyor. Sultanbeyli’ye özel bir durum değil ama bu ilçeye bir kazanımdır. Dere kenarında olan bir yeri bir noktaya kadar kullanabiliyorsunuz ama imar transferi olmasa ciddi bir gelir elde edemeyecekken şahıs bu yolla hak edeceği parayı alabiliyor.
Geçtiğimiz haftalarda merkez üssü olan Sultanbeyli olan depremin ardından büyük bir korku yaşandı. Sultanbeyli depreme hazır mı, değil ise de ne zaman hazırlıklı olur?
Deprem konusu ise bambaşka konu. Özellikle bu ilçenin kentsel dönüşüm sürecinde ne yapılabilir ne edilebilir noktasında ciddi bir fırsat var. Çünkü Sultanbeyli’de kentsel dönüşüm yaklaşık yüzde yetmiş beşi üzerindeki bir alanı kapsamaktadır. Ancak bu dönüşümü planlı yapmadığınız zaman maalesef Sultanbeyli gene tabiri caizse Adil Mahallesi’nde ki gibi mantar tarlası gibi bir yapılaşmaya gidecek. Hâlbuki ada bazlı dönüşüm yapılabilir. Belediye bununla alakalı olarak bir adım attı. 1000 metre üzeri 2000 metre üzeri yerlerle alakalı bazı avantajları sağladı ki bunu da doğru buluyoruz.
Vatandaş kesinlikle kamuoyunun gücü olmadan girmek istemiyor. Sultanbeyli’deki kentsel dönüşüm sürecinde garantörlük rolünü üstlenecek. Garantörlük dediğimiz noktada X firma bu sürece dâhil olsa bile muhatabı vatandaşımız değil vatandaşın söz sahibi olduğu veya vatandaşı yöneticisini belirlediği, başkanını belirlediği belediye olması gerekiyor. Sultanbeyli’nde önünde 3-4 tane adımlık fırsat var.
Hükümetin sorumlu olduğu alanlar var.
Sultanbeyli’nin üçte ikilik bölümü veya geriye kalan %50’lik bölümü ekonomik şartlardan dolayı şu an tapuyu gündemine almıyor. Bu noktada ilçe belediyesi ada bazlı dönüşüme girmek kaydıyla tapu bedeli 3 yıl sonra almayı taahhüt edebilir. Bu dönüşüm sağlandıktan sonra şuan için 2 lira olan daire o zaman 4 lira olacak, şu an 4 lira olan daire o zaman 8 lira olacak.
İBB Belediye Başkanı her yıl 20 bin konut sözü vermişti. Bu demektir ki şua ana kadar 50 bin konut yapılması gerekiyordu. Sultanbeyli’de İstanbul’un bir ilçesi olarak buraya düşen oran bin 500 veya 2 bine yakınının bitmiş olması demektir. Bırakın bunu bir kenara Kiptaş’ın Sultanbeyli özelinde 5 yıllık planı içerisinde bir dönüşüm planı yok. Büyükşehir Belediyesi’nin kendi analizlerinizde en yüksek deprem riski olarak Sultanbeyli’yi gösterdikleri halde neden bir çalışma yapılmıyor, bunu sorgulamak gerekir. O yüzden burada yapılacak bir çalışma Kiptaş’ın vatandaşında, hakeza Kazanacağı TOKİ’nin bile kazanacağı bir süreç mümkün.
İlçe de İBB tarafından yürütülen metro çalışmaları ve bu konu nedeniyle yaşanan trafik problemi, güzergah sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok önemli bir proje, bu yüzden emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Ancak bunu planlaması ile alakalı bir problem var mı, var. Yani problemi görmek için Büyükşehir Belediye Başkanının işte konvoyla değil, bir gün bir tane arabayla Sultanbeyli’ye gelirse eğer trafik yoğunluğunu görecektir.
Taahhüt edilen süre 2024 olması sebebiyle 3 yıl boyunca bu nasıl çekilir bilemeyiz. Belki çlaışmalar aynı anda başlamayabilirdi ama onun ile teknik detay vardır illaki. Yani güzergah konusunda Şanlıurfa Caddesi’nin, Petrol Yolu Caddesi’nin kullanılması şart.
Koronavirüse karşı ülke genelin aşılama çalışmaları hızlandırıldı. Sizce bir siyasi parti lideri olarak Çin (Sinovac), Alman (BioNTech) veya yerli (Turkovac) aşı mı yaptırılmalı?
Şöyle ki, aşıyla alakalı bireysel kanaatim olarak yerli aşıyı bekleyenlerdenim. Bir aşılama süreci yaşıyoruz ve bu sürecin eksileri de artıları da var. Tüm aşılar hakkında olumlu ve olumsuz yönleriyle ilgili bir sürü söylenti var. Bu yüzden ben yerli aşıyı bekliyorum. Eğer bir mecburiyet ya da zorunluluk var ise de ona bir şey diyemem. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) illa ki BioNTech yaptıracaksınız diyorsa ben sırf bu yüzden dolayı olmam. Yani aşıyı üretenin bir Türk olması bir yerde bizi mutlu eder ama sonuçlarına da bakmak gerekiyor. O yüzden yerli aşıyı bekliyorum.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)