14 asır evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bütün sahâbeye;Kur’ân-ı Kerim’i tilavet etti.
Onların nefslerini tezkiye etti.
Kur’ân-ı Kerim’in ruhunu öğretti.
Hikmeti öğretti. Hikmetin ötesini öğretti.
2/BAKARA-151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı (Kurânı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
Karşımızda bir öğrenim ve tatbikat müessesesi var. Hiçbir sahâbe, Peygamber Efendimiz (S.A.V) rahmetli olduğu zaman, “O benim yegâne mürşidimdi ben O’ndan başkasına tâbî olmam.” demedi. Önce Hz. Ebû Bekir’e tâbî oldular. O rahmetli olunca Hz. Ömer’e, sonra Hz. Osman’a, sonra Hz. Ali’ye tâbî oldular. Onlara “hülefâ-i râşidîn” deniyor, irşad etme yetkisinin sahibi olan halifeler. Peygamber Efendimiz (S.A.V) son nebîdir (Ahzâb-40). O’ndan sonra bir daha peygamber gelmeyecek. Ama Allahû Tealâ, irşad müessesesinin kıyamete kadar devam edeceğini söylüyor. Sahâbeden sonra gelen tâbiîn, sahâbeye tâbî oldular. Ondan sonraki nesiller tâbiîne tâbî oldular; tâbiîn, tebeut tâbiîn, etbeut tâbiîn şeklinde tâbiiyet müessesesi günümüze kafar gelmiştir ve kıyâmete kadar da devam edecektir.
Her devirde devrin imamı en üst seviyedeki mürşiddir. Bütün peygamberler, yaşadıkları devrin imamıdır. Peygamberlerin olmadığı devirlerde Allahû Tealâ kavim resûllerinden bir tanesini devrin imamı olarak tayin eder.
32/SECDE-24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Devrin imamı hidayete erdirendir. Kavim resûlleri ve velî mürşidler hidayete vesile olanlardır.
Allahû Tealâ, resûllerini kesintisiz olarak her devirde her kavme gönderdiğini, resûl göndermeden azap etmeyeceğini buyuruyor.
Biz, resûllerimizi ardarda (arasız kesilmeksizin) gönderdik.” MU’MİNÛN-44
“Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin, milletlerin, kavimlerin içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık).” NAHL-36
“Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.” İSRÂ-15
“Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım.” İBRAHİM-4
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), hadîs-i şeriflerinde bu konuda ne buyuruyor?
Benden sonra nebîler gelmeyecek. Nübüvvet benimle sona ermiştir. Ama benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden bana itaat eder. Onlara asi olan bana asi olur.”
“Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler ve halifeler gelecek. Onlara tâbi olan bana tâbi olur, onlara asi olan bana asi olur.”
“Şüphesiz ki Allah her yüzyılın başında bu ümmete din işlerini yenileyen bir müceddid gönderecektir.”
“Benim sünnetime ve benden sonra gelen râşid halifelerin yoluna tâbi olun.”
Mürşidinizi nasıl bulabilirsiniz? Kalpten Allah’a ulaşmayı dileyerek mürşidinizi hacet namazı ile Allah’a sorabilirsiniz:
“Ey Yüce Allah’ım, Sana ulaşmayı diliyorum. Beni Sana ulaştıracak vesileyi, mürşidimi bana göster.”
Kalpten Allah’a ulaşmayı diliyorsanız Allahû Tealâ, bu dünya hayatında ulaşabileceğiniz mürşidi size mutlaka gösterecektir.
Hepinizin Allah’a ulaşıp mutluluğu yaşamanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz. Allah razı olsun.
DR. ABDULCABBAR BORAN
www.ibrahimlive.com
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)