Güncel Köşe Yazıları

TEDBİRLERE NE KADAR UYULUYOR?

Bildiğiniz üzere Covid-19 virüsü dediğimiz oluşturduğu küresel salgın durumundan ötürü pandemi olarak tanımlanan bu salgın hastalık dünyayı etkisi altına aldı. İlk olarak Çin’in Wuhan bölgesinde, 2019 yılı Aralık ayının başında görülmüştü.

TEDBİRLERE NE KADAR UYULUYOR?

Türkiye’de ise ilk vaka Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart  2020 diye açıklandı. O günden bugüne binlerce kişiye bulaştı, binlerce can kayıpları yaşandı halada  yaşanmaya devam ediyor.

Hepimiz biliyoruz ama hastalığı kısaca tanımlamak istiyorum

Virüsler, çok özgül hücreleri seçerler; koronavirüsde, solunum yolu mukozalarını sevdiği için damlacık yoluyla insandan insana bulaşma özelliğine sahip. Solunum yolu mukozalarına girdiği zaman çoğalıp dokulara zarar verir ama bu çoğalma belirli bir süre aldığı için geçen süreye de kuluçka dönemi denir. Bulaşıcı özelliğinin kolay olması nedeniyle birçok insana anında geçebilir.

Enfekte olan kişilerin öksürmesi, hapşırması veya konuşması ile çevreye yayılan solunum sekresyonlarının direkt olarak solunması yoluyla ya da yüzeylere bulaşmış olan virüsün eller aracılığı ile alınıp burun veya ağıza temas edilmesiyle bulaşır. Diğer zarflı virüslerin aksine gastrointestinal sistem koşullarına dayanıklıdır ve fekal-oral yolla da bulaşabilir. Etkenin solunum yoluyla bulaşması için hasta olan kişi ile 1 metre çapındaki aynı alanda bulunmak yeterli.

Hastalığın ilk belirtileri ise ateş, öksürük, nefes darlığı ve solunum güçlüğü ile başlamakta. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte enfeksiyon zatürreye, akut solunum yetmezliğine, böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme neden oluyor.

Evet gördüğünüz gibi bazıları ciddiye almasa da, basit bir şekilde atlatılabilecek gibi görünmüyor. Peki, “sizce alınan tedbirlere uyuluyor mu? Bu tedbirler yeterlimi?” diye sorarsanız tabiki de hayır.

Biraz mantıklı düşünürsek yasakları ve tedbirleri virüsün yine her türlü bulaşması mümkün. Örneğin; hafta içi sabah 5.00’de başlayan yasak akşam 19.00’de bitiyor. Ama insanlar gün içinde aileleriyle, arkadaşlarıyla geziyor, AVM’ye gidiyor, eğleniyor, vakit geçiriyor. Dışarıya çıkarken maske takmayanları saymıyorum bile. Birde sözde sosyal mesafe kurallarına uyulduğu söylenen ama asla uyulmayan toplantılar yokmu, bu durumlar da bulaşmaması mümkün mü sizce…

Devam edelim, mesela hafta sonu yasaklarını ele alalım, bazı vatandaşlarımız, marketlerin açık olması sebebiyle, marketi bahane ederek cadde ve sokaklarda gezmeye devam ediyor. Turistlerin ise yasaklardan ve kısıtlamalardan muaf tutulması en can alıcı nokta. “Kendi vatandaşlarımıza yasak ve tedbirler konulurken neden onlar bu konuda muaf tutuluyor ki? Acaba covid-19 onlara bulaşmıyormu?, onlar taşıyıcı degilmi?” diye sormadan edemeyeceğim. 🙂

Hastalığın grip enfeksiyonuna benzemesi ise vatandaşların “grip geçiriyoruz, soğuk algınlığı bu nasıl olsa geçer” diye düşünmelerine sebep oluyor. Çünkü grip mi Covid-19 mu, diye öğrenmenin tek yolu test yaptırmak. Test yaptırmaya çekinen vatandaşlar olduğu gibi karantinaya alınırız diye test yaptırmak istemeyenlerde var. Bir nevi hastalığı saklayarak kendine ve etrafındakilere hatta tanımadığı insanlara bilmeyerek de olsa zarar veriyor. Covid-19 testi pozitif çıktığı için karantina alınan vatandaşların bir kısmı ise durumu ağır olmadığı için iyi hissettiği zaman dışarıya çıkıyor. Bunlardan dolayı vaka sayılarındaki düşüşün ise ne zaman yaşanacağı belirsiz.

TAM KAPANMA, TEK ÇARE!

15 gün tamamen dışarı çıkma yasağı yapılabilir.

İnsanlar evlerindeyken caddeler, sokaklar dezenfekte edilebilir.

Bir süreliğine fatura ve kira ödemeleri durdurulabilir.

İhtiyaç sahiplerine erzak gıda yardımında bulunulabilir. Bunları yapabilecek güç varken uygulanan kısıtlama süreci salgının önüne daha ne kadar geçebilir.

SOSYAL MEDYANIN SALGINA ETKİSİ

Milyonlarca insanın kullandığı sosyal medya ağları ise birçok insana anında ulaştığı için her konuyu zirveye taşıyabiliyor. Hastalığa inanmayan kesimler kendi çaplarında sloganlar oluşturup hesaplarında paylaşarak kurgu olduğunu ve virüse inanmadıklarını söyleyerek paylaşımlarda bulunuyorlar. Dün akşam yapılan paylaşımı sizlere aktarmak istiyorum. O kadar can kaybımıza rağmen Twitter kullanıcıları tarafından “#salgınyalanaşıolmuyorum” hashtagi altında gündem oluşturuldu ve bu gündem sosyal medya ağı Twitter’da TT olarak ilk sırada yer aldı.

Covid-19’un olmadığını düşünebilirsiniz diyelim salgın yok, bu kadar insan neden ölüyor? Hastaneler neden Covid vakalarıyla dolu ya da tanıdığınız biri bu hastalığa yakalanmadı mı? Hastalık sebebiyle hayatını kaybetmedi mi? Bunları da kendinize sorun lütfen…

SERPİL AYAN

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL